İtalya’da doğmuş, küçükken pizzacı olma hayalleri kurmuş. Peyzaj mimarı İlter Kanat, çocukluk hayalini Pizza Venti ile gerçeğe dönüştürmüş. Somonlu, enginarlı, kuşkonmazlı, nutellalı pizzaları ile çılgınlık sınırlarını aşmış…
Fatoş Vayni Şahin / Yemekevi.TV
Çiçeği burnunda bir pizzacı aslında burası. Açılalı iki ay bile olmadı ama sanki yıllardır İtalyan pizza lezzetini bize tattırırcasına vazgeçilmez, samimi ve bağımlılık yapan türden. Böyle bir lezzeti keşfettiğimiz için şanslıyız. Şehirden biraz uzak olsa da her daim gitmeye, yolları aşındırmaya, o nefis pizzaları dilim dilim tüketmeye değer… Öyle ki röportaja gittiğim ilk günden itibaren bu lezzeti sayıklar oldum. Hele bir de hamileyseniz, bol sebzeli, ekşili ve acılı pizzaları tattıysanız… Pizza Venti, İtalyan pizza lezzeti, samimi ve keyifli ortamı, kurucularının yaptıkları işe olan aşklarıyla şimdiden midelere taht kurmuş bile…
ÇOCUKKEN PİZZACI OLACAĞIM DERDİM Pizza Venti, iki kuzenin girişimlerinin ortak ürünü. İlter Kanat Peyzaj Mimarı, kuzeni Emrah Durular ise Endüstri Mühendisi. Pizza ile hiç alakası olmayan iki ayrı alanda uzmanlaşmışlar ama pizza aşkları hep varmış... İlter Kanat 1973 yılında İtalya’da doğmuş. Babası orada doktor, annesi de Venedik Üniversite’sinde Türkçe öğretmenliği yapıyormuş. Şimdi olduğu gibi çocukken de pizza düşkünüymüş… Çocukken pizzalarını keyifle yerken bir taraftan da hayaller kurarmış büyüyünce pizzacı olacağım diye… 1973-1984 yılları arasında İtalya’ya yaşadıktan sonra Türkiye’ye dönmüş. İtalyan Lisesi’nde ortabire başlayarak eğitimine devam etmiş. İşi gereği evlendikten sonra iki yıl İtalya’da yaşamış. Pizzacılık fikri de bu dönemde ortaya çıkmış. Fikrin nasıl ortaya çıktığını Kanat şöyle anlatıyor:
“SEN TÜRK’MÜŞSÜN” “2004-2006 yılları arasıydı. Orada yemek işlerine iyice girdik. İtalyan yemek kulüplerine, dergilere üye olduk. Aslında ilk düşüncemiz Türkiye’de makarna, spagetti işine girmekti. Ama baktık ki pizza daha trend gidiyor. Makarna biraz daha restoran işi… Taş fırında evlere servis pizza yapalım, bu konuda da birinci olmalıyız dedik. Bunun için ilk önce bu işi öğrenmek gerek tabi. Öğreneceksin ve öğretmeyi de bileceksin… Pizzacılık kursuna gideyim dedim. Türkiye buna uyumlu mu, becerir miyiz, beceremez miyiz derken kendimi bu işin içinde buldum. Pizzacılık kursu için ilk önce İtalyan Pizzacılar Derneği ile yazıştım. “Ben pizzacı olmak istiyorum ne yapmam lazım” dedim. “Kursumuz var, önce para yatıracaksın” dediler. İki haftalık kursa katıldım. Yazılı sınav ve pizza sınavını geçtim. Diplomayı vereceklerken “sen Türk’müşsün” dediler. “Parayı yatırırken, kursu verirken Türksün değil de diplomayı verirken mi Türksün oluyor” dedim. Kitabı açtılar baktılar, prosedürde yabancıya verilmez diye bir şey yok. Pizzacılar Derneği’nin ilk Türk mezunu oldum.”
Kanat, kursu tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönmüş ve hemen mekan arama telaşı içine girmiş. Evi Sarıgazi’de olduğu için önceliği oralara vermiş. Sarıgazi’nin gelişimiyle ilgili sürekli araştırma yapmış. Hangi inşaat var, Başkan ne demiş, burası nasıl gelişiyor. Henüz ortada hiçbir şey yokken bir dükkan beğenmiş. Sahibine “Ben galiba burayı tutacağım” demiş. Sahibi, “Galibası var mı, ya tutacaksın, ya da tutmayacaksın” deyince, “Sen al bu kirayı, kontrat yok, kimseye verme” demiş. Derken aylarca bu mekana kontrat yapmadan para ödemiş kimseler kapmasın diye. Dört duvardan oluşan bu yeri baştan yaratmışlar.
NUTELLALI PİZZA Pizza Venti’nin ürünleri çok farklı. Bu şahane lezzetleri başka yerde tatmanız mümkün değil. İncecik kıtır kıtır pizza hamurunun üzerinde birbirinden lezzetli soslar ve sebzeler… En iddialı oldukları ürün ise Nutellalı Pizza. Bunun dışında deniz ürünlü pizzaları, kuşkonmaz ve enginar kalbi ile lezzetlendirilmiş Venti Venti isimli pizzaları çok farklı. Şu anda ağırlıklı olarak müşteri odaklı çalışıyorlar. Pizza gönderdikten sonra müşterilerini arayıp beğenip beğenmediklerini soruyorlar. Değişik lezzetler sundukları için insanlar merak edip mutlaka tatmak için Pizza Venti’nin kapısını çalıyor. Ama henüz çok kapıya ulaşamadıklarını söylüyor Emrah ve İlter kuzenler…
TÜRKİYE’NİN TEK BAYAN PİZZACISI Pizza Venti’nin incecik kıtır kıtır pizzaları genç bir mutfak ekibinin elinden çıkıyor. Sosun ve hamurun özel bir formülü var. Bu formülü bulmak için iki kuzen baş başa vermiş, bir ay boyunca gece gündüz çalışma yapmışlar. Farklı markaların unlarını denemişler. Hamur yapmışlar, açmışlar, mayalamışlar… Deneye deneye en iyisini bulmuşlar. Aldıkları personele de bu konuda eğitim vermişler. Mutfakta bir de usta yardımcısı olarak çalışan bayan pizzacı var. Şu anda Türkiye’deki tek bayan pizzacı. Eliyle havaya hamur atıp açan, 21 yaşında gencecik bir usta. Mutfakta düzenin sağlanması için bayan olmasını özellikle istemişler.
BİZİM HAMURUMUZ FARKLI Pizza yediğimizde genelde ikinci dilimden sonra bir tokluk ve hamurun midemize oturduğunu hissederiz. Ama Pizza Venti’nin pizzalarından böyle bir rahatsızlık hissetmiyorsunuz. İlter Kanat bunu şöyle açıklıyor: “Bu hamurdan kaynaklanıyor. Hamurumuzu 48 ile 72 saat dinlendiriyoruz. Soğuk mayalandırma yapıyoruz. Hamur, maya kısmını zaten 48 saat içinde atmış oluyor. Dolayısıyla midenize rahatsızlık vermiyor, şişme yapmıyor. Diğer markalar sabah hamur yapıp akşama pişiriyor. Mantıda da bu vardır mesela. Yaparsın, yersin ve içerde şişmeye devam eder. Biz bunu engellemek istedik. Soğuk maya sistemini kullandık. Bizim hamurişimiz bambaşka, 200 gram hamur kullanıyoruz. Diğer pizzacılar 220-250 gram kullanıyorlar. 200 gram İtalyan Standartları Enstitüsü’nün kabul ettiği hamurdur. Reflüsü olan insanlara şiddetle tavsiye ediyoruz. Belediye Başkanı, pizzamızı yedi, benim reflüm var, başıma dert aldım galiba dedi. Dert almadı. O yüzden çok mutluyuz…”
PİZZA HAFİF BİR YEMEK “Pizza Venti bir marka. Burası Pizza Venti olarak yarın öbür gün başka yerlerde de olacak. Onun çalışmalarını yapıyoruz zaten. Ürünlerimiz çok özel. Domates sosumuz kendimiz ait. Taze domates rendesi kullanıyoruz. İçine zeytinyağını, sarımsağını, baharatları, çeşitli otları ilave ederek kendi formülümüz çerçevesinde hazırlıyoruz. Biz tazelik ve sağlıklı olmasına özen gösteriyoruz. Sebzeye çok önem verdik. Sebze ürünümüz çok fazla. İnsanlar bu konuda çok şaşırıyorlar. Pizzanın ağır değil hafif bir yemek olduğunu hatırlatmaya çalışıyoruz. Çünkü pizza insanlarda “ağır” efekti veriyor. Ürünlerimiz hep tazedir. İki günde bir ihtiyaç durumunda da her gün, gıda, hal ve pazar alışverişimiz vardır. Bunları taze tutabilmek için bütün donanımımız mevcut. Hamur dolabımız özeldir. Bunlara büyük yatırım yaptık. Bunları yurtdışından getirdik. Fırını Türk fırın kullandık. Zeytinyağımız çok güzeldir. Buraya gelen herkes zeytinyağımızdan almak istiyor. Bu zeytinyağlarını özel olarak şişeletip burada küçük bir reyon açıp satmayı düşünüyoruz.”
YEMEĞE İLGİSİ AĞIR BASTI Emrah Durular aslında Endüstri Mühendisi ama yemeğe çok ilgili. Dolayısıyla kafasında hep yemekle ilgili bir iş kurma hayali varmış. İki sene teskstil firmasında üretim planlama bölümünde çalıştıktan sonra kendi işimi yapmalıyım diye düşünmüş ve kuzeni İlter’le birlikte pizza işine girmiş. Bakırköy’de otururken evini Sarıgazi’deki dükkanın karşısına taşımış. Gündüz inşaat işleri bitince kepenkleri indirip aylarca hamur çalışması yapmışlar. Hayatında hiç hamur işlerine girmediği, hamur açmadığı için ilk günlerde gözü biraz korkmuş ama denemeler yaptıkça kendine güveni artmış. Hamur çalışmalarıyla ilgili şunları anlatıyor: “Çuvallarla değişik markalardan unlar taşıdık. Onları denedik. En iyisi olsun diye hemen her şeyi denemek istedik. Şu an menüde olan bütün pizza çeşitlerini yaptık, yedik… Ben pizzayı seven bir insandım. Ama bir gün bile ‘öyle bir pizza yedim ki’ diyemedim. Menümüzde yer alan Margherita’yı yaptık İlter ağabeyle. Hayatımda ben böyle pizza yemedim. Değişikliği kendim hissedince inanılmaz bir güven geldi. Çevrenizdeki insanların da bu farkı anlayacağına emin oluyorsunuz. En başta bizim içimize sindi. Bu şekilde yola çıktık. Biz ilerde şubeler zinciri olmak istiyoruz. Harika bir lezzetimiz var. Çok uzun süreler imalat yapan bir yer olmadığımız halde bir ay içinde müthiş bir kaliteye, lezzete ulaştık. Burası tek bir yerden pizza satacak bir yer olarak kalmayı hak etmiyor. Daha yüksek potansiyele sahip.”
PİZZA VENTİ’NİN GENÇ USTASI İbrahim Demirel, Pizza Venti’nin ustası... 14 yaşında ailesinin yanında pidecilik yapmaya başlayarak uzmanlaşmış hamur alanında. Yeni şeyler yapmaya, yeni lezzetler üretmeye çok meraklı. Askerliği yaptıktan sonra daha farklı alanlarda tatlar denemek istiyorum demiş ve önüne ilk fırsat olarak İtalyan Mutfağı çıkmış. Makarna ve salata çeşitleri yapmış fakat pizza deneyimi yokmuş. İtalyan pizzasını yapmayı Pizza Venti ile öğrenmiş.
TEK BAYAN PİZZACI Arkadaşlarının yönlendirmesiyle Pizza Venti’de işe başlayan ve usta yardımcısı olarak çalışan Gülşah Gül henüz 21 yaşında. Meslek Lisesi Gıda Bölümü mezun olduğu için eli bu işlere çok yatkın ve yemek yapmayı çok seviyor. Pizza Venti’de yaptığı iş tam da kafasına göre… Daha önce hiç pizza deneyimi olmamasına rağmen nasıl yapıldığını izleyerek ve deneme yaparak bu işi başarmış. İlk dört günün sonunda ustalar gibi pizza hamuru açmaya başlamış. Kendine ve pizzalarına çok güveniyor. “İyi bir pizza bizim pizzamız gibi olmalı” diyor…
Tel: 0216 621 66 88 |