ANA SAYFA VİDEOLAR AŞÇILAR BURÇLAR ve YEMEK SAĞLIKLI BESLENME PRATİK BİLGİLER
 
Fatoş Vayni Şahin
 
Doğan’ın aşkı, Doğa’nın Sanatı…
Günün anlam ve önemi malum. Benim de anlatacağım bir aşk var. Ama başka bir aşk bu… Ahmet Doğan Özdoğan’ın gerçek aşkı, doğa aşkı... Ve bu aşkın meyvesi Doğa’nın Sanatı…
Yollarımızın kesişmesine en çok sevindiğim, tanıştığım için kendimi çok şanslı hissettiğim biri O… Oku oku bitmez derler ya, işte öyle…  Konuşmaya bi başlasın, zaman dursun dersiniz, öyle bir çabuklukla ama bir o kadar keyif vererek kaçıp gider zaman…



Daha önce biraz anlatmıştım Ahmet Bey’i size. Hediye ettiğim, Doğa’nın Sanatı otantik ürünlerinin yaratıcısı O…   Zeytinyağından Ezine peynirine, tarhanadan kuskusa, baldan, yumurtadan reçele pek çok otantik, tamamen katkısız ürünleri www.doganinsanati.com isimli sitesinde bir tıkla bize ulaştırıyor.

Ahmet Bey’i anlatmak öyle çok da kolay değil. Kelimelere en derin anlamı yüklemek, cümlelere başka başka cümleler ekleyerek zenginleştirmek gerek. Çünkü öyle derinden, taa yüreğinin derinlerinden dökülüyor ki anlattıkları, o karınca yuvalarını hemen gidip görmek, o arıların önünde eğilip teşekkür etmek istiyor insan. Doğa, bambaşka bir ahenge bürünüyor onun dilinde…



Çok uzun yıllar profesyonel bir iş hayatı olmuş Ahmet Bey’in. Sony, Vestel, Genpa, Cine5, Digitürk markalarında üst düzey yöneticilik yapmış. Böyle profesyonel bir hayatın içinde doğduğu topraklardan, memleketinden uzak kalmamış. Her hafta sonu mutlaka memleketi Ezine’ye gitmiş. Çalışmak, başarmak, yarışmak gibi üst düzey motivasyonlar O’nu cezp etse de gerçeğin doğada olduğunu hiç unutmamış. Ailesini, büyüklerini, çiftçi arkadaşlarını, hayvanlarını, zeytinlerini ve onlarla arasındaki bağı hep yaşayan bir mekanizma ile tutmuş hayatında. Bakınca çok profesyonel bir yönetici ama bir yanı hep köylü… Zor bulunur böyle bir hayat… Köydeki çobanların hepsi arkadaşı. Yeri geldiğinde onların hayvanlarına çobanlık yaptığı da olmuş. Köydeki herkes O’nun ailesinin bir parçası. Çoğu zaman onlarla vakit geçiriyor, onlarda kalıyor. 

İşte bu “köylü” tarafı beni bir kez daha hayran bıraktı Ahmet Bey’e… Köylüyüm ya ben de…

Velhasıl, tadına doyulmayan bir hayat hikayesi var bu satırlarda. Lezzetli mi lezzetli, Kaz Dağları gibi doğal, sağlıklı, mis kokulu… Ahmet Bey evinin kapılarını açtı, bize yemek yaptı, dinlemeye doyamayacağım hayat hikayesini, her kelimesini tek tek özenle seçerek anlattı. Ben bir soru sordum, Ahmet Bey’in cevabıyla çocukluğuma döndüm. Anlattıkları o kadar “Ben”di… Müthiş bir yaşanmışlık okuyamaya hazır mısınız?


Sizi biraz tanıyalım…

Benim çocukluğum, sabah ezanında uyanan horozlar, tavuklar, çevreden kuzu, koyun sesleri, alacakaranlıkta tarlalarına ya da hayvanlarına doğru koşturan insanların güne başlarken apayrı bir ambiyans yarattığı bir köyde geçti. Tabi şehirde evimiz vardı ama ben anneanmemin yanında bu köyde yaşamayı hep çok sevdim. Koyun güden arkadaşlarımla beraber çobanlık yaparken ilgimi çeken diğer canlıların dünyasını, rüzgarın, çiğin, kırağının, kısacası doğanın hükmettiği ve kuralları belirlediği, aynı modern dünyadaki gibi çiftçilik ve doğa konusunda tecrübeli büyüklere danışıldığı bir ortamdı. Köylü kadınların birbirleriyle ürünlerini takas ettiği, birinin diğerine süt, öbürünün diğerine un, bir başkasının onlara yumurta, soğan, sarımsak, taze meyve ve sebze vererek, yani alışverişin paradan ziyade ürün takasıyla yapıldığı, yazları kışa hazırlanan kadınların, kuru erzak, salça, pestil, domates kurusu, erişte, tarhana, bulgur, kuskus, turşu gibi kışlıkları imece usulüyle ve birbirleriyle ürün takası yaparak imal ettikleri, yine bu konuda gençlere, tecrübelilerin ön ayak olduğu, adeta guru edasıyla saygınlık kazanmış kadınların kendi çevrelerinde saygınlık gördüğü bir ortamda büyüdüm. 



Düven sürmek, harman savurmak, çift sürmek, orak biçmek, bostan çapalamak, domates sulamak, susam gümesi yapmak, zeytin toplamak, pekmez kaynatmak, ekmek yoğurmak, çırpılarla fırın ateşlemek, dibek sürmek, yoğurt mayalamak, peynir mayalamak, süt sağmak, koyun kırpmak, koyun kırkım günlerinde höşmerim ikram etmek, yufka açmak, hava karardığında televizyon olmadığı için köy kahvesinde bir bilirkişinin zirai sohbetlerine, o yılki beklentilerine, lamba ya da löküz ışığında yapılan bu sohbetlere tanık olmak… Kısaca zamanın, gün doğumu, öğlen ve havanın kararması ile belirlendiği, insanların hava karardıktan birkaç saat sonra yorgunluktan ve stresten uzak bir şekilde uyuyup kaldığı ve yine herkesin bütün yorgunluğunu atmış bir şekilde temiz havaya uyandığı bir hayatın içinde ben “ben” oldum.  

Çocukların derme çatma oyuncaklarla çelik çomak, fırıldak, çember çevirme, kızların seksek, salıncak, evcilik, beş taş, on taş gibi oyunlarla eğlendiği, köyün öğretmeninin en itibarlı ve en bilge kişi kabul edildiği, insanlara verilen değerin bir benzerinin hayvanlara da verildiği, neredeyse hepsinin birer isminin olduğu bir ortamda hamurum yoğruldu.  İlginçtir ki bu insanlar, günümüzdeki bilgi stoğunun çok uzağında olmalarına rağmen, bazıları okuma yazma dahi bilmedikleri halde selamlaşmadan geçmeyen, köyüne gelen her misafiri baş tacı eden, komşuluk ilişkileri çok gelişmiş, takım çalışmasını doğal yollarla keşfetmiş ve tabiatın üstesinden bu yolla gelebilmiş bir çevre benim hamurumu oluşturdu. Sonraları kendimi içinde bulduğum modern dünyanın avantajlarının yanında bu bahsettiğim konuların çok uzağında, bilimin, teknolojinin, ulaşımın, iletişimin, gelişen sanayinin giderek yoğunlaşan şehirlere birikmenin, betonlaşmanın ve ister istemez oluşan keşmekeşin yarattığı cıngılda, o şartlara uyan sosyalleşmeler, yemek zamanının, yiyecek kalitesinin maalesef arka planlarda kaldığı, her şeyin alelacele yapıldığı bu bohem hayat bana çok cazip gibi görünse de buradaki aktiviteler, özellikle çalışmak, yarışmak, başarmak gibi üst düzey motivasyonlar beni cezp etse de gerçeğin doğa olduğunu bana hiç unutturmadı. Ben hiç unutmadım. Ben hep 2’ye 5 kuralı ile yaşadım. Öğrenciyken de, çalışma hayatımda da 2 gün doğada, 5 gün savaşta. Bu takdir edersiniz ki, kanla olmayan, birilerinin ölmediği, doğadan gelen alışkanlıklarla kimsenin üzerine basmadan yürümenin zorluğu, ustalığı, kendi kendine giderek törpülenen ve gelişen bir sanata dönüştü benim için yaşam…



Sizlere en kalpten duygularımla inanarak şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki, hepimiz birbirinden farksız et, kemik ve sinir ağından oluşmuş ve ruhumuz bizi terk ettiğinde aynılaşan, aslında ruhlarımızın dans ettiği geçici bir mekanda yaradan tarafından bize tanınmış ayrıcalıklarla bu güzelim dünyayı, evreni, doğayı yaşama şansı elde etmiş ayrıcalıklı canlılarız. Kanımca kendimize vereceğimiz en büyük hediye Tanrı’nın düzenlediği sırada bize sunular yiyecekleri, taze ve mevsiminde yemek ve bunlara doğal olmayan şeyler karıştırmadan üretilmiş ürünlere ulaşmak ve bunları tüketmek. Bu bana göre bir zorunluluktan öte bir hak. Bir birey olarak, bu hakkımıza tehdit getiren her şeyin, kesimin karşısında olmalı ve hepimiz doğal hayatı promote etmeliyiz. Bende kendi çapıma doğayla ve doğal ürünlerle ilgili bildiklerimi, yaşadıklarımı, emin olduklarımı modern dünyada edindiğim dostlarımla paylaşabilmek için buradayım. İşin içinde benim de ticari çıkarımın olması söylediklerime bir nebze de olsa gölge düşürebilir diye kaygılanmıyor değilim. Ama ürünlerimin tadına bakarsanız lezzetlerindeki farklılığı, nefaseti algılayacak ve bunları üreten köylü kadınlarının kınalı parmaklarını sizler de hissedeceksiniz. Böylece onların da ürünlerine değer katmış olacaksınız. Bu ihtimal beni bu işte, işin en çok heyecanlandıran bölümü. Kısaca bir taraftan para kazanırken bir taraftan da hem sizleri hem de üretenler olarak köylü kadınlarımızı çok mutlu etmiş olacağım. Bunun da ancak iyi yetişmiş birinin, bir sanatkarın eseri olabileceği gibi bir duyguya inanmışlığım var. O yüzden markamı Doğa’nın Sanatı olarak seçtim. Virgülü “doğadan” sonra koydum. İnşallah Doğan’dan sonrayı iyi bir birliktelik geliştirerek, doğruları yaparak ve doğruyu sık sık yaparak birlikte inşa ederiz. İnanın bu benimle birlikte hepimizin sanatı olacak…



Ben tüm bu işimle ilgili unsurların tamamına hakimim. Dedemden, babamdan, bizlere emanet olan, annemin söylediği, müthiş bir itibara ve o çevredeki köylerin halkının tamamının teveccühüne sahibiz. Bu bize her şeyin en iyisine ulaşma şansı veriyor. Satın alma politikası olarak anlaştığım fiyatın mutlaka yüzde 10 fazlasını ödüyorum. Bu güzel şeyleri üreten insanların çok mutlu olmasını, emeklerinin bir nebze de olsa farklı bir değer bulmasını çok istiyorum. Onların bu tip küçücük jestler karşısında gözlerinde oluşan pırıltı beni motive etmeye yetiyor. Açıkçası bir hayat felsefesi olarak benimsediğim toplam kaliteyi kendi patronu olduğum işe kolayca uygulamaktan ve felsefi olarak da başarmaktan çok haz alıyorum. Bu haz beni sizlere doğru dürüst şeyler bulmak ve sunmak konusunda motive etmeye yetiyor.



Özellikle peynire çok önem veriyorsunuz. Tadı gerçekten çok güzel. Bu kadar özel peynire ulaşmak kolay olmamalı…
Bölgedeki sürü sahiplerinin hepsi istisnasız arkadaşım. Çobanlar dağda, hayvanlarının başında dolaşırken hepsinin omzunda bir tüfek vardır ve hayvanlarını koruyan köpekleri. İşte bu nedenle onlarla avcılık, köpek sevgisi ve daha iyi hayvanlar yetiştirme gibi ortak hobilerimiz oluştu. Ben onların ağabeyleri, hastalıkta, askerlikte, çocuklarının eğitiminde, şehirdeki işlerinde yardımcı olan yarenleriyim. Onlar da aynı yarenliği benim için doğada ve doğal ürünlerde, son derece vefalı ve misafirperver duygularla yapıyorlar ve hep yapmışlardır. Bu avantajı sizlerin tümüne yaşatmak hem benim hem de onlar için büyük keyif. İlişkilerdeki doyuruculuk, doyurucu olmayan geleneklerin terk edilmesi, ekolojik düşünme, her insanın doğal reaksiyonu bence. Onlar ve ben bu işi çok şık bir şekilde yıllardır yapabiliyoruz. Sütün de peynirin de yoğurdun da en iyisine kolayca ulaşabiliyoruz.





Zeytinyağınız dillere destan…
Bütün ürün gamım içerisinde benim uluslararası seviyede uzmanı sayılabileceğim ürün zeytinyağıdır. Zeytin dikmesi, aşılaması, toplaması, seçmesini, kaliteli zeytinyağı elde etmenin metotlarını, zeytinyağının asidini, peroksidini, kısacası zeytin ve zeytinyağı ile ilgili her şeyi konuşmayı ve çevremde olup biteni anlamayı, öğrendiğim ilk günden beri içimde yaşayarak bilirim. Bu konuda eksper sayılırım. Zeytinyağı gerçekten benim ambalajlarımda yazdığım gibi özel bir canlıdır. Her zeytinyağı tarlası, iklimi, yetişme şartları, toplama ve üretim şartları ile eşsizdir. Yanyana iki tarlanın bile zeytinyağı bu parametreler dikkate alındığında birbirinden farklıdır. Şarap gibi zeytinyağı da üreticinin ve tarlasının imkanları birbirinden farklıdır o da bunu eşsiz kılar.
Zeytinyağımız, hepsi rahmetli olan dedemin, babamın, dayılarımın ve anacığımın alın teridir. Bazılarını benim de diktiğim, bebek gibi baktığım zeytin ağaçlarımızın ürünüdür. İtalyanlıyla, Fransızıyla, Yunanlısıyla asit, peroksit, lezzet nefaset ve doğallığıyla yarışırım.



Erişte, kuskus, tarhana, domates kurusu… Bunları kimler üretiyor?
Ezine’nin Aktepe köyünde Faize abla ve komşuları. 4-5 kadın imece usulü bu ürünleri üretiyorlar. Ben de bu ürünleri satın alanlar da bu durumdan memnun. İşler büyürse bir kadınlar kooperatifi oluşturup Faize ablayı da işin başına geçirmek ve üretim sorumlusu olarak işin başına geçirmek istiyorum. Faize abla muhacir kökenli bir kadın. Çok hamarat. Bozcaada’ya giderken yolun neredeyse üstünde olan bu köye uğrarsanız 20 kişi de gitseniz Faize abla size hemencecik, yarım saat içinde beş çeşit yemek hazırlar, önünüze koyar. O’nu her aradığımda kah tarlada, kah yonca sularken, zeytin veya domates toplarken bulurum. Çok saygı duyduğum biri. Dolayısıyla bu iş ona da çok önemli bir destek oluyor.



Ahmet Bey’den Sulu Yufka tarifi

Erişteyi tencereye alın ve üzerini geçecek kadar su koyun. Sulu bir yemek kıvamında olacak şekilde suyunu ayarlayın. Eriştenin suyunu dökmeyeceksiniz. Makarnadan ziyade bir yemek gibi olacak bu.
Tuzunu ayarlayın. Erişteler yumuşayınca tabağa alıp üzerine zeytinyağı gezdirin. Peynir serpiştirip afiyetle yiyin.



lansoprazol que contiene lansoprazol y omeprazol lansoprazol stada 30 mg


Ekleme Tarihi: 2/14/2014 2:30:12 PM
BEĞENDİYSENİZ PAYLAŞIN!
Yazıcıya gönder!
Arkadaşlarınla Paylaş!
 
1. ) sagliklimutfak diyorki:
 
Ahmet bey'le tanışma şansına ermiş biri olarak onda kı aşki anca o aşkı gönülden hissedenler anlar diyorum. Gerçekten bir ansiklopedi gibi. Allah sağlıkla sıhhatle uzun bir ömür nasip etsin kendisine ve ailesine
 
2. ) Emel YILMAZ AKAN
mesalazin dosis nkobenhavn.site mesalazin verstopfung
diyorki:
 
Ne kadar da güzel dile getirmişsin kalemine yüreğine sağlık… Böyle samimi ve içten insanlara ihtiyacımız olduğu şu son günlerde sağlık ve lezzeti bir arada sunan bu koca yüreğe Ahmet Bey' e teşekkürler mütevazi insanlara her daim ihtiyacımız var ve beni yürekten vuran nokta emeğe gerçekten hak edişinin fazlasını vermesi oldu tebrik ediyorum… Damak zevkine güvenen ve lezzetten taviz vermeyen ben Ezine Peynir aşığı biri olarak ilk fırsatta bu ürünlerin de tadına bakıcağım… Sevgilerimle...
 
3. ) Filiz Erkan diyorki:
 
Harika bir yazı olmuş, gözlerim dolarak okudum, kendi memleketimden böyle değerli insanların böyle güzel işlere gönül vermesi beni çok mutlu etti.... Yazıyı okurken, çocukluğumda köyümde büyüklerimizin yaptıkları domates kurutmalar, salça yapmalar, erişte kesmeler,kuru yufkalar gözümde canlandı sanki.. Ahmet beye çok ama çok teşeekkür ederim... Fatoş kalemine ve yüreğine sağlık canım...sevgiyle...
 
4. ) noyan
lansoprazol que contiene ogvitaminerog.site lansoprazol stada 30 mg
diyorki:
 
En iyisin Doğancım,Bilginle,becerinle, kişiliğinle, yeteneğinle. Sevgiler..
 
5. ) BORAN
lansoprazol que contiene ogvitaminerog.site lansoprazol stada 30 mg
mesalazin dosis mesalazin morbus crohn mesalazin verstopfung
diyorki:
 
DOĞAYI DOĞANIN SİZE VERDİKLERİNİ TÜKETEREK KORUYABİLİRSİNİZ GALİBA SİZDE BUNUN MÜCADELESİNİ VERİYORSUNUZ. DOĞAYA İNAT SUNİ ŞEYLER ÜRETEN İNSANLAR İNSAN GENETİĞİNİ BOZMAKLA KALMADILAR ÖMRÜMÜZ KISALIRKEN GÜZEL GELENEKLERİMİZİDE YOK ETTİLER...TEBRİK EDERİM YOLUNUZ AÇIK OLSUN
tetracyclin 250mg tetracyclin actavis tetracyclin ja alkoholi
 
Adınız * E-posta (yayınlanmayacak!)
Web
Yorum
NOT
Küfür, hakaret, başkalarını rencide edici ve büyük harfle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır...
Önceki Yazılar
Sofraların Lezzet Sırrı: Bulyonlu Yemekler
Uğurlu Lokanta
Lezzeti Bul
Anne direksiyonda
Hangi "Çay"?
Nestle İyi Büyüsün İyi Yaşasın
İksir Hanım’ın Kastamonu mutfağı
Münevver Akyüz’ün Mutfağı
Hamsili Pilav Günüm
Gonca Tokuz ve Antep Fıstığı

Mercimek Köftes ...
Çerkez tavuğu
Tarhana çorbası ...
Çiğ köfte- ADAN ...
Çiftlik usulü o ...
Pastırmalı Ala ...
Ekşili Pilav
Deha Çorbası
Kış Çorbası
Banduma
Pastırmalı Ala ...
Ekşili Pilav
Banduma
Kars Usulü Süzm ...
Yağlama
Deha Çorbası
Kırmızı Pancar ...
İrmikli Renkli ...
Çilekli Pasta
Çöp Şişte Köfte
 
mesalazin dosis nkobenhavn.site mesalazin verstopfung&clickTag=http://www.yemekevi.tv/Yemek-Tarifleri/Ask-yemekleri-Ask-yemekleri_70.aspx
mesalazin dosis nkobenhavn.site mesalazin verstopfung
&clickTAG=http://www.yemekevi.tv/Yemek-Tarifleri/Ask-yemekleri-Ask-yemekleri_70.aspx
mesalazin dosis nkobenhavn.site mesalazin verstopfung
" />mesalazin dosis nkobenhavn.site mesalazin verstopfung&clickTag=http://www.yemekevi.tv/Yemek-Tarifleri/Ask-yemekleri-Ask-yemekleri_70.aspx
mesalazin dosis nkobenhavn.site mesalazin verstopfung
&clickTAG=http://www.yemekevi.tv/Yemek-Tarifleri/Ask-yemekleri-Ask-yemekleri_70.aspx
mesalazin dosis nkobenhavn.site mesalazin verstopfung
" quality="high" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" pluginspage="http://www.macromedia.com/shockwave/download/index.cgi?P1_Prod_Version=ShockwaveFlash" allowscriptaccess="always" height="250" width="300" />
Balık çorbası
Hande Gürler
Denizci kapuskası
Hande Gürler
Şam fıstıklı ve tarçınlı kek
Hande Gürler
BAŞAK KADINLARI İÇİN Sıcak çikolata soslu tatlı
Çikolata ve sütü bir tencereye alın. Orta ateşte iyice karıştırın. Ateşin üzerinden alıp, ekmek kırıntısını ekleyin ve 20 dakika bekletin.
lansoprazol que contiene lansoprazol teva 15 mg lansoprazol stada 30 mg
OĞLAK ERKEKLERİ İÇİN Bisküvili irmik tatlısı
Pratik ve yaratıcı tatlılarıyla ünlü Pınar Güneşler'den sizler için enfes bir tarif. Tadı hala damağımızda. Deneyin, siz de göreceksiniz...
OĞLAK ERKEKLERİ İÇİN Çikolata ve kayısılı mus
Kayısıları derin bir tencereye alın. Üzerine su ve çubuk tarçın ekleyip 15 dakika haşlayın.
ANASAYFA VİDEOLAR TARİFLER AŞÇILAR BURÇLAR ve YEMEK SAĞLIKLI BESLENME PRATİK BİLGİLER ÖNERİLER
TARİFLER KÜTÜPHANE YEMEKEVİ.TV    
Bu sitede yer alan içeriklerin her hakkı Yemekevi.tv’ye aittir. Yemekevi.tv’deki tarifler yasal tescil ile korunmaktadır. Kaynak gösterilse dahi alıntı yapılamaz. Kopyalayanlar tespit edildiğinde haklarında yasal işleme başvurulacaktır.